Kadıköy escort Anorektal hastalıklar - Bilge Hastanesi
444 95 75

Anorektal hastalıklar

Anorektal hastalıklar, anüs (makat) ve kalın bağırsağın yaklaşık 10-12 santimetre uzunluğunda son bölümü olan rektumu etkileyen hastalıklara denir.
Hemoroid, proktit fissür, pruritis ani en sık karşılaşılan anorektal hastalıklardır.

Hemoroid (Basur) Nedir?

Hemoroid hastalık, halk arsında “basur” olarak da adlandırılmaktadır ve erişkin bireyler genelinde çok yaygındır. Hemoroidler anal kanalda anatomik yapının bir parçası olarak yer alan (yeni doğanda da mevcut olan) damarsal dokulardır. Ülkemizde yaklaşık 2.5 milyon hemoroid hastası olduğu düşünülmektedir. Toplumun yaklaşık %45’i hayatlarının bir döneminde hemoroid hastalığı sebebiyle doktora başvurulmaktadır. 50 yaşın üzerindeki nüfusun %50’sinde de hemoidal hastalık bulunduğu bildirilmiştir.

Birçok çalışmaya göre hastalığın en sık semptomatik hale gelme yaşı 45-65 yaş arasıdır. Bu hastalık grubu, hastalar tarafından özel, gizli ve hatta ayıp kabul edildiğinden tanı ve tedavilerinde önemli gecikmeler ve yanlışlar ortaya çıkmaktadır. Hastalar genellikle kulaktan dolma bilgilerle ve yakın çevrelerinden sorarak olayı geçiştirme ve gizleme eğiliminde olmaktadır.

Hemoroid Nasıl Oluşur?

Anüs (makat) ve çevresindeki (perianal bölge) toplar damarların (venlerin) genişlemesi ve anal yastıkçıkların aşağı kayması ile ortaya çıkar. Hemoroidler ıkınma ve düzensiz bağırsak alışkanlığı ile bağlantılıdır. Ikınmaya bağlı sert ve kalın dışkı ile ishale bağlı sürekli ıkınma hissi anal yastıkçıları anal kanaldan dışarı itmeye daha yakındır. Ikınma, dışkılama esnasında yastıkçıların şişmesine de neden olarak yerlerini kaybetmeye zemin hazırlar. Hemoroid hastalarda anal yastıkçıların üzerindeki bağ dokusu bozulmuş ve parçalanmıştır.

Hemoroid Çeşitleri Nelerdir?

İç ve dış hemoroidlere olmak üzere ikiye ayrılır. İç hemoroid Anüse dışarıdan bakıldığı zaman fark edilmeyen, anüsün iç kısmında yer alan hemoroidlerdir. İç hemoroidler şiddetine göre 4 derece olarak sınıflandırılır: 1. Derece hemoroidler: Hasta tarafından dışardan görülmez, sadece anoskop ile görülebilir. Hafif kanamaya sebep olabilir. 2. Derece hemoroidler: Dışkılama sırasında dışarı çıkarlar ancak kendiliğinden içeri direrler. 3. Derece hemoroidler: Kendiliğinden ya da dışkılama sırasında dışarı çıkaralar ve elle geri itilmeleri gerekir. 4. Derece hemoroidler: Dışarıya sarkmışlardır, elle geri itilemez. Bu evrede iç ve dış hemoroidler karışıktırç Dış hemoroid Dışarıdan da dörülebilen ve elle hissedilebilen hemoroidlerdir.

Hemoroidin Belirtileri Nelerdir?

Dışkılama sırasında ıkınma, zorlama ile dışkının damar duvarına yaptığı travma (zedeleme) ile ağrısız kanama görülür. Kanamada görülen kan parmak kırmızı renktedir, genelde dışkılamayı takiben taze kırmızı kan şekerinde, taharet alırken ele gelme, tuvalet kağıdına bulaşma, dışkıdan sonra damla damla kanama veya kanarken fark edilmeden tuvalette kan görme tarzında ifade edilir. Uzun süreli ve fazla kanama kansızlığa (anemiye) neden olabiliceğinden hemen doktora başvurmak faydalı olacaktır. Anal kanal dışına çıkan hemoroidlerde spazm nedeniyle kan dolaşımı bozulabileceğinden şiddetli ağrının yanısıra kızarıklık, ödem ve şişlik oluşur, hasta oturamaz duruma gelebilir.

Dış hemoroid durumunda kaşıntı da mevcuttur. Bu belirtilerin birisi olsa bile doktora mutlaka başvurulmalıdır. Bir diğer ana belirti dışkılamayı takiben ele gelen ve hastaların yerine koymaya çalıştıkları hemoroid memeleridir. Bu memelerin fark edilmesi ile hemoroidal hastalığın evresi direkt ilişkilidir. Özellikle 3. ve 4. evre hemoroidlerde hastalarda ıslaklık ve dolgunluk hissi ile yeterince temizlenememe şikayetleri ortaya çıkar.

Hemoroide Yol Açan Sebepler Nelerdir?

Kronik ishal veya kabızlık, ıkınma alışkanlığı, hamilelik, kalıtsal faktörler, uzun süre ayakta kalan meslek grupları, beslenme alışkanlıkları ile anal anatomide bozulma durumlarında hemoroid meydana gelebilir. Uzun süreli ıkınma ve düzensiz bağırsak hareketleri olanlarda hemoroidal hastalığa daha sık rastlanmaktadır. Kronik ıkınmaya örnek olarak halter ve vücut geliştirme gibi spor dalları ile uğraşanlarda daha fazla hemoroidal hastalık geliştiği düşünülmektedir. Hemoroidlerde Teşhis Nasıl Konulur? Muayenenin zorunlu olduğu unutulmamalıdır. Rektal kanama ve makatta ağrısı olan hastalarda daha detaylı inceleme için, kalın bağırsağın son kısmının görüntülenmesinde kullanılan rektoskopi prosedürü uygulanır. Gerekli ve yeterli muayeneler yapılmaksızın hemoroid tanısının konulması ve tedavi edilmek istenmesi, altta yatan bir kanserin erken teşhisinin atlanması anlamına gelebilir.

Tedavi Seçenekleri Nelerdir?

Hemoroid tedavisi için fitiller, kremler, otlar gibi çok sayıda tedavi seçeneği mevcuttur. Ancak bunların hiçbirisi hastalığın kesin tedavisini sağlayacak nitelikte değildir. hemoroidin tedavisinde günlük yaşamdaki değişiklikler yararlı olmaktadır. Hemoroid tedavisi, hemoroidin evresi ve iç ya da dışarda yer almasına göre ilaçla ya da cerrahi yöntemlerle olabilir. Sıcak su banyosu da iyileşmeyi hızlandırmak için uygulanan bir yöntemdir. Belirtiler gözlemlenmeye başladıktan sonra doktora gitmekte geç kalınmamalıdır çünkü gecikme kısa sürede iyileşebilecek hemoroidin ancak ameliyatla düzelebilecek duruma gelmesine sebep olabilir.
Kabızlığın önlenmesi ilk şarttır ve bunun için uygun diyet, posalı gıdalar, bol meyve-sebze tüketilmesi tavsiye edilir. Küçük hemoroidler için ilaçla tedavi uygulanmaktadır. Doktorun önerdiği ilaçlar ve uygulamalar ile (sıcak oturma banyosu) yapıldığı takdirde iyileşme süreci 4 ila 6 hafta arasında değişmektedir. Hemoroidin ameliyatsız tedavi yöntemleri arasında, hemoroid derecesine göre hemoroid memesinin boynuna bir lastik takılması ve bu şekilde basurun çürümeye sebep olan lastik bant ligasyon yöntemi, hemoroide neden olan kan damarlarının yakılması işlemi olan bipolar koagülasyon, lazer ışınıyla damarların küçültülmesini sağlayan infrared koagülasyon yöntemi, hemoroide ilaç enjekte edilerek söndürülmesini sağlayan skleroterapi yöntemleri bulunur.

Cerrahi yöntemler olarak klasik ameliyat yöntemi olan hemoroid memesinin kesilerek çıkarılması, makat içi basıncı düşürme amacı ile makat içi kasının kesilmesi yöntemi olan leteral internal sfinkteromoti, damarları yapıştırarak kapatan lazer yöntemi ve dairesel bir doku çıkarılıp, sarkmış hemoroid dokunun yukarı çekilerek sabitlenmesi işlemi olan longo yöntemi mevcuttur. Tedavi Sonrası Hemoroidin Tekrarlama Olasılığı Nedir? Geleneksel metodlar (oturma banyoları, dışkı yumuşatıcıları, kremler) ile rahatlama sağlanır, ama damarlarda enflamasyon söz konusuysa semptomlar tekrar edebilir. Hamileliğe bağlı hemoroidler genellikle doğumdan birkaç hafta sonra kendiliğinden iyileşir.

Lastik bant ligasyonu %80-%90 oranında iyileşme sağlarken, 5 yıl içinde hastaların %40’ında semptomlarda tekrarlama görülebilir. Koagülasyon yöntemleri ile elde edilen sonuçlar iyidir fakat birkaç defa uygulama gerektirir, hastaların %12-%15 bundan dolayı tedaviye uyum göstermektedir. Hemoroid olgularının %5-%10’u arası cerrahi yöntemler gerektirir. 2-4 hafta arasında tam iyileşme sağlanabilir. Ameliyatsız yöntemlere göre daha az olmakla birlikte, %2 ile %5 oranında 5-10 yıl içinde tekrarlama görülebilir. Lif ağırlıklı beslenme düzenli dışkılama, sıvı tüketimi ve hijyen, hemoroidin tekrarlamaması için dikkat edilmesi gereken unsurlardır.

ANAL FİSSÜR (Makat çatlağı) Nedir?

Anüs bölgesini örten, cilt benzeri yapıda oluşan küçük yırtığa verilen isimdir. Her yaşta rastlanabilmekte olup daha sık genç ve orta yaşta (30-40 yaş arası) görülür. Her iki cinsiyete görülme sıklığı eşittirç 6-24 aylık bebeklerde de görülebilir.

Anal Fissür Nasıl Oluşur?

Bir travma sonrası oluştuğu düşünülmektedir. Genellikle sert ve kuru bir dışkı makattan geçerken zorlanarak makatta çatlağa sebep olur.

Anal Fissür Çeşitleri Nelerdir?

Anal fissür, akut (yeni oluşmuş) ve kronik (müzmin) olmak üzere ikiye ayrılır.

Akut Anal Fissür: Yoğun bir kabızlık veya ishal döneminde makat iç yüzeyinde küçük bir yırtık oluşur. Bu durum devam ettiği sürece her dışkılamada yırtık yenilenir ve acıya yol açar. Akut dönem, ilk 1-2 aylık dönemi kapsar. Uygun tedaviyle yaklaşık 4-6 hafta içerisinde iyileşir.

Kronik Anal Fissür: Fissür teşhisi konulduktan sonra tedavi ve beslenme düzeni ile değişmeyen fissürler 4-6 hafta sonra kronik hale gelir. Kronik anal fissür derin ve inatçıdır. Fissür etrafında iltihap ve yara sebebiyle kabarık bir görüntü izlenebilir. 6-8 haftadan daha uzun süren ağrılı bir durumdur.

Anal Fissür Belirtileri Nelerdir?

Makatta şiddetli ağrı, dışkılama sırasında acı, kaşıntı, tuvalet kağıdında görülen ya da damlama şeklinde olan parlak renkte kanama ve yanma ile kendini gösterir. Anal Fissüre Yol Açan Sebepler Nelerdir? Yoğun kabızlık veya ishal, beslenme değişiklikleri, dışkılama sırasında ıkınma, doğum, bölgede çeşitli hastalıklar sebebiyle oluşan iltihap en sık sebepler arasında yer almaktadır. Ağrı ve acı oldukça şiddetli olduğu için hastalar çoğu zaman dışkılamaktan kaçınır. Düzensiz dışkılama alışkanlığı sonucunda kabızlık ortaya çıkabilir ve fissürün iyileşmesi gecikebilir. Bu döngü devam ettiği sürece anal fissürün kronikleşmesi muhtemeldir. Daha nadir sebepler arasında iltihabi bağırsak hastalıkları, sifiliz, tüberküloz, Crohn hastalığı, AIDS ve kanser bulunmaktadır.

Anal Fissür Teşhisi Nasıl Konulur?

Anal fissür doktor tarafından anüs ve etrafındaki doku incelenerek teşhis edilir. Anal fissürlü hastada aşırı duyarlılık ve ağrı olduğu için muayene, lokal anestezik pomatlar sürüldükten sonra ya da genel anestezi altında yapılabilir.

Anal Fissür Tedavisi Seçenekleri Nelerdir?

Akut anal fissürler uygun medikal tedavi ile genellikle bir ya da iki haftada iyileşir. Amaç anal sfinkterdeki (makatın etrafını saran kaslar) spazmı azaltmak veya ortadan kaldırmaktır. Kısaca zengin beslenme, ılık su oturma banyoları, lokal anestetik pomatlar, steroid içeren veya içermeyen pomatlar büyük oranda iyileşme sağlar. Kronik anal fissürde ise cerrahi dışı yöntemlerle iyileşme ihtimali daha düşüktür. Gliseril trinitrat (GNT), botilinum toksini (botox), diltiazem gibi kimyasal solüsyonların enjeksiyonu (kimyasal sfinkteromi) uygulanabilir. Cerrahi yöntemler arasında anal dilatasyon (3-4 parmak ile genişleme sağlamak), lokal anestezi eşliğinde, “Lateral Sfinkteromi” (anüste gerginliğe neden olan deri altı büzücü iç kasların kesilme işlemi) ameliyatı yapılablir.