Kadıköy escort Böbrek ve Üriner Sistem Hastalıkları - Bilge Hastanesi
444 95 75
böbrek

Böbrek ve Üriner Sistem Hastalıkları

Böbrek ve üriner sistem hastalıkları, çok detaylı olarak ele alınması gereken konulardan biridir. Bu alana giren hastalıklar, hayatın devam ettirilmesini etkileyebilir. Yazımızda belirttiğimiz belirtiler ile karşılaştığınız anda, vakit kaybetmeden bir uzman hekime başvurmalısınız.

Böbrek Nedir ?

Böbrekler bel kemiğinin iki yanında, kaburgaların hemen altında yer alan yumruk büyüklüğünde, fasulyeye benzeyen bir çift organdır. Önemli komşuları; sağda karaciğer, onikiparmak barsağı (duodenum), anatoplardamar (vena cava inferior), kalın barsak (kolon) ile sol tarafta dalak, pankreas kuyruğu, mide, ince barsak (jejunum) ve kolondur. Başlıca işlevleri kanın fazla suyunu ve artık maddelerini süzmektir. Bu maddeler idrar şeklinde ureter denilen kanllarla böbrekten mesane (sidik torbası) ye aktarılır ve buradan da uretra yolu ile dışarıya atılır.Böbrekler aynı zamanda 3 önemli hormonuda üretirler. Bunlar kemiklerde kırmızı kan hücrelerinin üretimini harekete geçiren eritropoetin; kan basıncını düzenleyen renin ve sağlıklı kemikleşme için gerekli olan D vitamini.

Böbrek Taşı Nedir ve Böbrek taşları kimlerde olur?

Böbrek taşları erkeklerde, kadınlara göre 3 kat daha sık rastlanır. Oldukça sık görülen bir hastalıktır. Erkeklerin %10-15’i, kadınların ise ortalama %5’inde görülür. İlk olarak genellikle 20-30 yaşlarında ortaya çıkar. Özellikle erkeklerde bir kez taş oluşmuş erkeklerin 2/3 ünde ortalama 9 yıl içinde taş tekrarlamaktadır. Henüz tamamen anlaşılmamış bazı sebeplerle normal idrarın içeriğinde bulunan özellikle ürit asit ve kalsiyum gibi maddeler kristalleşerek böbrek içinde taş olarak adlandırılan yapıları oluştururlar.

Tıbbi adı Nefrolitiazis dir. Sıcak mevsimlerde daha sık oluştuğu bildirilmektedir (vücutta su kaybı daha fazla olur). Özellikle diyetin bazı taşların oluşumuna zemin hazırlandığı kabul edilmektedir. Böbreklerden süzülen su miktarı ile yakın ilgisi olan böbrek taşları, özellikle vücudu taş oluşumuna yatkın olan kişilerde su miktarı ile yakın ilgisi olan böbrek taşları, özellikle vücudu taş oluşumuna yatkın olan kişilerde su kaybı meydana gelmesiyle idrar yoğunluğu artar ve kristalleşme kolaylaşmaktadır. Bunun yanında bol sıvı alan kişilerde de taş oluşumu nadirdir.

Diyet, metabolizma değişiklikleri ve bazı hastalıklar da taşların oluşumunda rol oynayan faktörlerdir. Bazı taşlar hiç belirti vermeden böbrekte kalabilirler. Bazıları ise üreterler, mesane ve üretra boyunca yer değiştirirler ve idrarla dışarı atılabilirler. Küçük olan taşlar herhangi bir belirti vermeden veya çok az bir rahatsızlıkla dışarı atılabilirken daha büyük olan taşlar çok şiddetli ağrılara sebep olabilirler. Bazen de idrar geçişini önleyebilen tehlikeli tıkanıklıklar oluşturabilirler.

Böbrek Taşının Sebepleri

Böbrek taşını oluşturan sebepler kesin olarak bilinmemektedir. Bazı araştırmacılar içilen suyun çok fazla sert (kalsiyum sülfat içeriği fazla) veya çok fazla yumuşak (sodyum karbonat içeriği fazla) olmasının etki edebileceğini söylemektedirler. Aşırı alkol tüketimi, gut hastalığı da aşırı taş oluşumuna sebep olabilir. Bazı araştırmacılar ise aşırı sıvı kaybına neden olan sıcak iklimlerde böbrek taşına daha sık rastlandığına, bir başka grup birtakım özel yiyeceklerin böbrek taşına neden olduğunu iddia etmektedirler.

Böbrek Taşlarının Tipleri

Böbrek taşları kimyasal içerik olarak farklılıklar gösterir.

  • Kalsiyum Taşları: Tüm böbrek taşlarının yaklaşık %70-80’i ya kalsiyum oksalat, veya kalsiyum fosfat ya da her ikisinin bileşiminden oluşur.Ürik
  • Asit Taşları: Eklemlerde ürik asit birikmesi ailevi geçişli olan gut hastalığında görülür. Böbreklerde birikmesi ile de ürik asit taşları oluşur. Böbrek taşlarının %5-23£ü (özellikle çoğunlukla erkeklerde olmak üzere) ürik asit taşlarıdır. Yüksek proteinli (özellikle et ürünleri fazla) diyet alanlarda ürik asit taşı oluşma olasılığı artmaktadır.
  • Enfeksiyon Taşları: Tüm taşların yaklaşık %20’sini oluştururlar. Üriner sistem enfeksiyonu geçirmeye daha yatkın olan kadınlarda erkeklere oranla daha sık rastlanmaktadır.
  • Sistin Taşları: Tüm taşların %1-2’sini oluşturmaktadır. Böbrek taşları zaman içinde yavaş yavaş oluşurlar. Zaman zaman küçük belirtiler verebilirler. Ancak belli bir boyut ve pozisyona ulaştığında ani olarak belirtiler ortaya çıkar. Henüz yeterince büyük olmayan ve böbrek fonksiyonlarına zarar vermemiş ‘sessiz” olan taşlar rutin röntgen incelemesi esnasında, ürik asit taşları dışındaki taşlar, ortaya çıkabilir. Bazen bu sessiz taşlar böbrek fonksiyonunu bozana kadar farkedilemeyebilir ve böbrekte kalıcı hasarlar oluşabilir.

Belirtileri

Bazen sırt ağrısı, kas ağrısı sanılabilen küçük belirtiler verirler. Bu tür hastalarda sık sık idrar yolları enfeksiyonu gelişir. Ancak en klasik belirtisi taşın bulunduğu bölgede yaptığı irritasyona veya tıkanıklığa bağlı olarak oluşan ve renal kolik adını alan şiddetli ağrılardır. Böbrek taşlarında görülen bir diğer klasik belirti ise hematüri olarak adlandırılan idrara kan hücrelerinin karışmasıdır. Bu kan hasta tarafından çıplak gözle görülebileceği gibi ancak mikroskopla görülebilecek tarzda az da olabilir. İdrar genellikle koyu renkli, bulanıktır ve bazen kokulu olabilir.

Tanı: Genellikle şikayetlerinizi dinleyen doktor idrar da kan hücrelerinin de görülmesi ile tanı koyabilir. Şikayetlerin taş nedenli olduğunu doğrulamak üzere röntgen tetkiki veya ultrasound tetkiki isteyecektir. Böylece taşın boyutu, şekli ve yeri konusunda bilgi sahibi olacaktır. Kan ve idrar tahlilleri ile de taşın kimyasal yapısı, idrarda kan olup olmadığı ve enfeksiyon bulunup bulunmadığı hakkında bilgi sahibi olacaktır. Yapılacak röntgen tetkiki direk karın filmi veya İVP adı verilen ve damardan bir ilaç verilerek gerçekleştirilen özel bir röntgen olabilir. Özellikle röntgende görülmeyen taşların tespitinde ultrason yararlı olacaktır. Ancak ultrason da çok şişman hastalarda ve 3mm’nin altındaki taşlarda başarılı sonuçlar alınamayabilir. Röntgen filminde diğer kemik yapıları ile karışan ve röntgende gözlenmeyen taşlarda Bilgisayarlı Tomografi istenebilir.

Böbrek Taşı Tedavisi

Hafif Belirtilerde: Yapılan tetkiklerle bulunan taşın çapı 4 mm. den küçük ve belirtiler de çok şiddetli değilse, hastanın her gün içtiğinin birkaç katı daha fazla su içmesi önerilir. Bu idrarla birlikte taşın atılmasına ve başka taşlar oluşmasını engellemeye yardımcı olur. Birkaç hafta veya ay beklenir. Aynı zamanda diyetine de dikkat etmesi önerilir. Bir iki hafta sonra tekrar röntgen veya ultrason tetkiki yapılarak taşın üriner sistem boyunca daha aşağılara ilerlediği görülürse aynı tedaviye devam edilir. Herhangi bir değişiklik olmaz ise başka tedavi yöntemlerine geçilir.

Taşın Çıkarılması: Kendiliğinden düşmeyen taşlar, çok fazla ağrı ve kanamaya neden olan büyük taşlar, idrar akışını durdurarak kalıcı böbrek hasarına sebep olabilecek taşlar, akut batın tablosu oluşturan taşlar çeşitli tedavi yöntemleriyle vücuttan uzaklaştırılmalıdırlar.

Tekrarlayan Taşlarda Tedavi: Burada amaç taşın kimyasal yapısının belirlenerek bu kimyasalın idrarda kristalleşmesini önlemektir.

  • Bol su için; Daha önce taş düşürmüş kişilere tekrar taş oluşumunun engellenmesi için bol su içmesi önerilir. Özellikle sıcak yaz günlerinde içilen su miktarının arttırılması gerekir. Ayrıca bol su içilmesi idrar yolları enfeksiyonlarını da önleyici bir rol oynar.
  • Diyetinizde kalsiyum ve oksalat miktarlarını kısıtlayın; Daha önce taş düşürmüş bir kişinin idrar testlerinde kalsiyum oranı yüksek çıkıyorsa diyetindeki kalsiyum ve oksalatı kısıtlamalıdır. Kalsiyum içeren antasitleri kullanmamalı, kalsiyum içeren süt ve süt ürünlerini kısıtlamalıdır. (Son zamanlarda bu konu tartışmalı hale gelmiştir.) Ayrıca çay, kahve, çikolata, fıstık, ıspanak, pancar gibi oksalat içeriği yüksek gıdaları da kısıtlamakta fayda vardır. Ancak diyetteki kalsiyumun azaltılması her hastada yararlı olmayabilir. İdararında oksalat mikterı artmış kişilere kalsiyum tavsiye edilebilmektedir. Her hasta da koşulların değişik olacağı göz önüne alınmalı, diyet doktorunuz veya diyetisyen tarafından ayarlanmalıdır.
  • Et ve et ürünlerini azaltın; Bu sadece taş oluşmasını engellemekle kalmaz genel sağlığınız açısından da olumlu etki yapar. Hayvansal proteinlerin azaltılması vücuda kalsiyum girişini ve ürik asit atılımını azaltacaktır.
  • Tuz ürünlerini azaltın. Tuz idrara çıkan kalsiyumu arttırır. Ayrıca hipertansiyon riskini de azaltmış olursunuz.

İdrar Yolları Enfeksiyonları:

İdrar yolları enfeksiyonları denince böbrekten başlayıp idrar yerine kadar olan iltihaplar anlaşılır. Toplumda sık görülür. Basit bir mesane iltahabı olabildiği gibi daha ciddi böbrek iltihaplarına kadar gidebilir.

Enfeksiyon Etkenleri;  Bu etkenler vücudun ve ürüner sistemin koruycu etkisini bozarak etki yaparlar.

  • 1- Kadınlarda çocuklarda ve yaşlılarda çok fazladır. Yaşa ve bünyeye göre değişir. Kadınlarda genital organların üriner sisteme yakın komşu olması, çocuklarda doğuştan gelen bozukluklar, yaşlılarda ise vücut direncinin bozuk olması bu etkiyi artırır.
  • 2- İdrar yapım bozukluklarında enfeksiyon risklerindendir. İdrar bekletmek, tam boşalmayan idrar, mesane kasındaki gevşeklik, mesanenin sinir sistemindeki bozukluklar enfeksiyonu hazırlayan sebeplerdir.
  • 3- Kadınlarda daha fazla olmasının sebebi: Mikroplar kadın üro genital organlarında daha çok yerleşmeleri ve gebelik halleridir.
  • 4- Şeker hastalığı başlı başına enfeksiyonu artırıcı sebebidir.
  • 5- Barsakta yaşayan bazı mikroplar herhangi bir sebeple üriner sisteme ulaşıp hastalık meydana getirebilirler. Bu nedenle barsak iltihabi hastalıklarında, kabızlıkta, üriner sistem enfeksiyonları olabilir.

Mikropların Üriner Sisteme Geliş Yolları;

  • Aşağı yol: İdrar yollarına takılan bir sonda infeksiyon nedenidir. Kadınlarda genital sistemin bu bölgeye yakın olması sık sık iltihapların meydana gelmesine sebep olur. Seksüel birleşmeninde bulaşmaya sebep olduğu gösterilmiştir.
  • Kan yolu: Sık olmamakla birlikte vücudun başka bir yerindeki iltihap veya apseden idrar yollarına mikrobun kan yolu ile gelmesidir.
  • Akkan yolu: Barsaklardan veya başka bir yerden mikropların gelmesidir.
  • Yan komşu organlardaki mikroplar direk olarak gelebilir.

BÖBREK TÜMÖRLERİ

Çok sık görülmez. Bütün tümörlerin %1’idir ve %90 kötü huyludur. Sağ ve sol böbrekte aynı oranda görülür erkeklerde daha fazladır. 1-10 yaş ve 50-60 yaş arası daha fazladır.

Sebebi: Belli değildir. Hormonel olduğu zannedilmektedir. Tümör ya böbrek dokusunda veya havuzcuğun olur, iyi huylu veya kötü huyludur. İyi huylu tümörler çok defa belirti vermez, önemli değildir. Tesadüfen film veya tomografi çekilince görülür. Böyle görülen veya mikroskop ile görülen idrar kanamalrı olur. Belde veya yan taraflarda ağrı vardır. Tedavide kötü huylu tümör olması ihtimaline karşı böbreğin alınması ameliyatı yapılır. Çıkan parça patolojide incelenir. Böbreğin kötü huylu tümörleri (Kanser) orjini böbrek dokusundadır.

Belirtileri: Ağrı olmadan sebepsiz idrar kanamaları vardır. Bu belirti %60-70’dir. Kan pıhtıları idrar yollarından geçerken ağrı yapar. Yanlışlıkla taş olduğu düşünülür.

  •  %10 vakalarda karın içerisinde bir kitle şeklinde belirti verir.
  •  Zayıflama, kilo kaybı, bulantı kusma gibi mide bağarsak şikayetleri
  •  Tansiyon yüksektir.
  •  Ateş devamlı hiç düşmeyen ateştir.
  •  Kansızlık Teşhis: Düz böbrek filmleri ilaçlı (yağlı) Böbrek filmleri çekilir. Ultrason ve Tomografi ile teşhis teyit edilir. Kanser kan yolu ile kısa sürede yayılır en sık karaciğer ve kemiklere yayılım gösterir.

 

BÖBREK KİSTLERİ

Böbrek kistleri iki şekilde olur:

  • Tek Kistler: Bir böbrekte ince idrarlı kese şeklinde ve içerisi sıvı dolu büyük kistlerdir. Çok defa böbreğin alt veya üst ucunda olur. Doğuştan olabildiği gibi sonradanda oluşabilir. Böbreğin süzücü kanallarının tıkanması ile oluşur.

Belirtileri: Çok defa belirti vermez. Taş vs. ameliyatlarında tesadüfen bulunur. Çok büyürse karın içine yapacağı baskı ile karın ağrıları yapar.

Teşhis: Böbrek kistlerine en iyi teşhisi ultrason ile konur. Düz böbrek filminin de fazla bir şey görülmez ilaçlı yağlı böbrek filmi nispeten bilgi verir.

Tedavi: Çok büyük kistlerde, şikayetler fazla ise ve karın içi organlarına baskı yapıyor böbrekte harabiyet meydana getiriyorsa ameliyatla çıkarılmalıdır. Son zamanlardaki teknolojik gelişmeye bağlı olarak iğne ile de kist sıvısı boşaltılmaktadır. Fakat bu ikinci metot ile kistin tekrar etme ihtimali çok fazladır. Ameliyat ile kistin civarı çıkarılırsa tekrar etmez.

  • Çoklu Böbrek Kistleri: 3 özelliği vardır. 1- Doğuştan meydana gelir. 2- İki taraflıdır. 3- Katılımsal olarak devam eder. Her iki böbrekte çok sayıda ve çeşitli büyüklüklerde kistler vardır. Oluşumunda çoğunun rahim içi gelişmesi sırasında böbreğin yapı bozukluğundan ileri geldiği zannedilmektedir.

Belirtileri: Zayıflık ve zayıflama Böbrek bölgesinde ağrı %50 İdrarda kanama %60 tansiyon yüksekliği Baş ağrısı, ayaklarda şişme, nefes darlığı

Tedavi: İstirahat uygulanır. Üremi tedavisi yapılır. İltihap varsa bununla mücadele edilir. Kist için ameliyat düşünülmez, son zamanlarda böbrek nakli ameliyatları düşünülmektedir.

Bazı Üriner Sistem Hastalıkları

Detaylarıyla anlatılması gerektiği için ayrı birer yer ayırdığımız üriner sistem hastalıklarına bu linklerden ulaşabilirsiniz.