444 95 75
sağlıklı sünnet

Sağlıklı Sünnet

Sağlıklı sünnet, bu operasyonun, steril koşullarda ve uzman hekimler tarafından yapılması durumudur. Çocuğun geleceğinin sağlıklı şekilde ilerlemesi bakımından önemlidir. Çocuğun sünnet olmasından önce anne ve babaların dikkat etmesi gereken bazı hususlar vardır. Çünkü sünnet eğer uygun yaşta ve uygun koşullarda yapılmazsa çocuğun psikolojisi ve cinsel gelişimi olumsuz etkilenebilmektedir.

Sünnet Nedir?

Erkek çocuklarında penis glansını örten derinin belirli bir şekil ve ölçüde kesilmesi olarak uygulanır. Sünnet’in faydaları halen tartışmalı olmakla birlikte kesin olarak tespit edilmiş olanlar;

  • Sünnetli erkek çocuklarında idrar yolu iltihaplanması daha az gözlenir.
  • Penis kanseri sadece sünnet olmayan erkeklerde gözlenir.
  • Bulaşıcı hastalıklar sünnet olmayan erkeklerde gözlenir.
  • Bulaşıcı hastalıklar sünnet olmayan erkeklerde daha sıktır.
  • Kadınlarda rahim kanseri riskini azaltır.
  • Ne Zaman Yapılmalı?

    Sünnet; çocuğun ruhsal yönden zarar görmemesi için ya 2 yaşından önce ya da 7 yaşından sonra yapılmalıdır. 2-7 yaş arasında çocuğun cinsel organına yönelik bir uygulamadan dolayı önemli psikolojik zararlara yol açma tehlikesini taşır.

    Toplumumuzda sünnet, erkek çocuğun büyüdüğünün, olgunlaştığının kanıtlanması biçiminde yorumlanmakta, ona armağanlar verilerek bu olay kutlanmaktadır. Bu da sünnet olmanın çocuğa getirdiği ikincil bir kazançtır.

    Penis başını (glans) örten sünnet derisi yenidoğan döneminde yapışıktır (fizyolojik fimozis) ve bu normaldir. Erkek çocukların yaklaşık %80’inde 3-4 yaşına geldiğinde bu deri sıyrılabilir. Bazı çocuklarda ise prepisyumun dar olması (fimozis) nedeniyle bu işlem gerçekleşemez. Bu durum idrar yaparken zorlanmaya, glans ile sünnet derisi arasında bakterilerin yerleşmesine ve enfeksiyon (balanit) gelişmesine neden olur. Bilindiği gibi idrar yolu enfeksiyonları da gerekli tedavi yapılmadığı ve altta yatan sebep düzeltilmediği takdirde böbreklerin zarar görmesine neden olabilir.

    Yapılan sayısız çalışma ile gösterildiği üzere sünnetsiz çocuklarda İYE (İdrar Yolu Enfeksiyonu) gelişme oranı sünnetli olanlara göre 10-20 kat daha fazladır. Ayrıca ileri yaşlarda da sifiliz, bel soğukluğu, herpes, şankroid gibi cinsel hastalıklar sünnetsiz kişilerde daha sık görülür. Bu yararları nedeniyle bugün Avrupa ve Amerika’da da sünnet çok yaygınlaşmıştır. Hijyenik ve dini nedenlerden başka sünnet, bazı tıbbi zorunluluklar nedeniyle de yapılmaktadır. Bunlar;3 yaştan sonra fimozisin devam etmesi, parafimozis ve balanitdir.

    Günümüzde sünnet’in anatomik, fizyolojik, psikolojik açılardan bilgisi olmayan kişiler tarafından, uygun olmayan yerlerde ve koşullarda yapılmasının kabul edilebilir hiç bir gerekçesi olamaz. Sünnet ne kadar basit görülse de önemli bir cerrahi girişimdir. Bu nedenle sünnet yapılan yer ve aletlerde sterilizasyon, asepsi, antisepsi gibi tanımladığımız mikrop içermeyen ortam sağlanması zorunludur. İdeal olan; sünnetin ürologlar ya da çocuk cerrahları tarafından yapılmasıdır. Sakıncalı olduğu durumlar; Eğer çocukta hipospadias denilen idrar çıkış deliğinin penisin alt kısmına açılması durumu varsa, çocuğun cinsel organı çok küçükse ya da doğuştan başka bir bozukluk varsa, ileride yapılabilecek düzeltme ameliyatında sünnet derisi kullanılacağı için sünnet yapılmaması uygun olur.

    İşin uzmanı olmayan kişilerce yapılan sünnetlerde oluşabilecek sorunları şu şekilde özetleyebiliriz.

    KANAMA:

    Normal veya kan hastalığı olan çocuklarda uygun olmayan tekniklerle yapılan sünnetlerde ya da sünnet sonrası travmayı takiben gözlenir. Normal çocuklarda ikinci bir cerrahi işlem yeterli iken, kan hastalığı olan çocuklarda bazen çok geç kalınabilinir.

    ŞEKİL BOZUKLUĞU:

    Uygun olmayan teknik ya da işin uzmanı olmayan kişilerin yaptığı sünnetlerde gözlenir. Şekil bozukluğu kabul edilebilir sınırlarda ya da aile ve çocuğu rahatsız etmeyecek düzeylerde ise adolesan çağına kadar beklenir. Adolesan çağı sonrası şekil bozukluğu azalmamış ya da kaybolmamışsa tekrar sünnet gerekir.

    KALICI SAKATLIK:

    Aşırı doku kaybı ya da koter ile aşırı yanık olmuş ise gözlenir. Çeşitli estetik ameliyatlarla kısmen düzeltilme yapılabilse de fonksiyon kayıpları düzelmez.

    KÖTÜ NEDBE DOKUSU:

    Yara uçları dikilmeyip kendi kendine iyileşmeye bırakılmış çocuklarda gözlenir.

    ENFEKSİYON, BULAŞICI SARILIK:

    Özellikle toplu sünnetlerde, asepsi, antisepsi kurallarını bilmeyen kişilerin yaptığı sünnetlerden sonra gözlenir.

    PEYGAMBER SÜNNETİ:

    İdrar deliğinin daha aşağıda olduğu çocukların sünnet yapılması ile bu çocukların ameliyat şansını kaybetmesi ya da çok daha ciddi bir kaç ameliyat olması gerekebilir

    Yukarıda görüldüğü gibi bu liste daha da uzayabilmektedir. Sünnet bir ameliyattır ve ameliyat gibi yapılmalıdır. Asla hafife alınmamalıdır, çünkü ürkütücü ve çocuğunuzun hayat boyu taşıyabileceği sorunlar oluşturabilmektedir. Sünnet evde, sokakta, düğün salonunda itiş kakış halinde yapılamaz. Önce çocuk, cerrahi girişim öncesi psikolojik olarak hazırlanmalıdır. Çocuk ile iletişim kurulduktan sonra sünnet derisi özenle çıkarılıp, damarları bağlanıp, yara kendi kendine emilen dikişlerle kapatılmalıdır. Bu şekilde yara iyileşmesi sorunsuz ve daha hızlı olmaktadır. Toplumumuz son yıllarda özellikle medya ve iletişim araçlarının artması ile sünnetin ciddiyetini daha iyi kavramıştır. Bununla beraber bazı ailelerin, sünnet düğününü en güzel yerde ama esas önemli olması gereken cerrahi işlemi ehliyetsiz kişilerce uygun olmayan şartlarda yaptırılmasının kabul edilebilir bir gerekçesi olamaz.